Aselsan, TUSAŞ'la 6 milyon dolarlık sözleşme imzaladı

30/5/2008

 

Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş (TUSAŞ) ile 5,98 milyon dolarlık sözleşme imzaladı.
Aselsan'dan İMKB'ye yapılan açıklamada, şirketle TUSAŞ arasında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyacı 55 adet T-38 uçağının modernizasyonu projesi kapsamında MXF-484 hava platform telsizi ve aksesuarları satışı ile ilgili olarak 16 Mayıs 2008 tarihinde opsiyon cihazlar hariç olmak üzere, 5 milyon 984 bin dolar tutarında bir sözleşme imzalandığı kaydedildi.
Açıklamanın, TUSAŞ'ın, ana tedarikçi konumunda olan Savunma Sanayii Müsteşarlığı'ndan aldığı görüş çerçevesinde Aselsan'a dün ulaşan 26 Mayıs 2008 tarihli izine istinaden yapıldığı belirtildi.

Aselsan Azerbaycan’a manga telsizi satacak

28/5/2008

ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş, Azerbaycan Savunma Bakanlığı ile 2.3 milyon dolarlık sözleşme imzaladığını duyurdu. Aselsan’dan yapılan açıklamada, Azerbaycan Savunma Bakanlığı ile şirket arasında 24 Mayıs 2008 tarihinde Aselsan manga telsizi ve muhtelif aksesuvarlarının tedariki ve teslimi konusunda, 2 milyon 299 bin 750 dolar tutarında sözleşme imzalandığı bildirildi. Açıklamada, Aselsan manga telsizleri, manga, tim ve benzeri unsurların sayısal ses ve veri haberleşmesini sağladığı, telsizlerin tam dubleks ve konferans görüşme özelliklerine sahip olduğu belirtilerek, "Azerbaycan Bakanlar Kurulu onayını müteakip yürürlüğe girecek olan sözleşme kapsamındaki ürünlerin teslimatı 2009 yılı içinde tamamlanacaktır" denildi.
Kaynak : http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9029348

GATE Elektronik A400M motor testlerine hazır.

28/5/2008

''Geleceğin Büyük Nakliye Uçağı'' olarak adlandırılan ve Türkiye'nin de ortağı olduğu a400m programı kapsamında iş yükü alan firmalarımız,Türk savunma sanayiinin son yıllarda ulaştığı noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor.A400M'e güç verecek TP 400 motorunun üretiminde söz sahibi olan firmalarımızdan TEİ (Tusaş Motor Sanayii A.Ş) nin proje kapsamındaki alt yüklenicisi 

GATE Elektronik'te yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor.

TP 400'ün motor kontrol ünitesi ve motor izleme ünitesi ile bremze(motorun test esnasında içinde oldu hücre)arasında ara birim işlevi gören FTIU GATE Elektronik tarafından tasarlanıyor.Uçağın kokpitinde bulunan FTIU,motor operasyonlarına yönelik sinyalleri yönetip simüle eden bir yazılım ve donanımdan oluşuyor.Test operatörlerinin,testi gerçekleştirebilmeleri için gerekli olan kontrol ve uyarıcılar üzerinde barındıran FTIU,elde edilen verilerin anlık gösterimi ve daha sonra değerlendirilmek üzere kaydedilmesi işlemelerini de yürütüyor.Bu projede yer alan GATE Elektronik mühendisleri ise halen İspanya'da bulunuyorlar.

Uçağın Aviyonikleri için gerekli TPS(Test Program Seti)yazılımlarını geliştirmek ve ülkemize bu kabiliyeti kazandırmak içinyeterli alt yapıya sahip olduklarını her fırsatta dile getiren GATE Elektronik,A400M uçağına ait tüm aviyoniklerin bakım ve onarımını gerçekleştirmek için çalışmalarını da devam ediyor.

Kaynak : http://www.milscint.com/haberdetay.asp?haberid=952&hid=3

BMC'DEN MAYINA DAYANIKLI ARAÇ

23/5/2008

 

Türkiyenin önde gelen askeri araç üreticilerinden BMC,yeni geliştirdiği 4x4 MRAP(Mine Resistant Ambush Protected/Mayına ve Pusuya Karşı Bekası Artırılmış) sınıfı aracını görücüye çıkardı.

Türk silahlı kuvvetlerinin taktik tekerlekli araç ihalesi kapsamında alımı planlanan 468 adet mayına karşı korumalı araç (Tip 4) ihtiyacı için teklif edilen bu araç,tam teçhizatlı 15 asker taşıyabiliyor.Tekerlek altında 10 kg gövde altında 8 kg mayın patlamasına (Stanag 4569 4a ve 3b seviyeleri) karşı dayanıklı olduğu belirtileb yeni MRAP,sağladığı yüksek balistik koruma (Stanag 4569 seviye 3) ile de dikkat çekiyor.

 

Kaynak : http://www.milscint.com/haberdetay.asp?haberid=942&hid=2

İlk Türk botunun kaynağını yaptı

4/5/2008

Tuzla Tersaneleri, dün tarihî günlerinden birini yaşadı. Türkiye, ilk kez tamamen yerli muharip bir gemi inşa ediyor. 'Yeni Tip Karakol Botu' adı verilen projeyle gemi sanayiinde önemli bir adım atıldı.

Başbakan Tuzla'da alkışla karşılandı, Türk Bot'u için ilk kaynağı yaptı.

16 gemiden oluşan "Yeni Tip Karakol Botu Projesi" kapsamında inşa edilecek botların ilk kaynak töreni, Tuzla Dearsan Tersanesi'nde yapıldı.

Törene; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, 1. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Koçman, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve diğer davetliler katıldı.

Başbakan Erdoğan törenin yapılacağı tersaneye botla geldi.


Başbakan Erdoğan'ı yapımı devam eden geminin üstünde bekleyen işçiler, Erdoğan'ın gelmesi ile birlikte sevinç tezahüratlarında bulundu.


Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için yapılacak botlar, özel sektör tersanelerinde inşa edilen ilk muharip bot olma özelliğini taşıyor. Konuşmaların ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dearsan Yönetim Kurulu Başkanı Baki Gökbayrak'ın yeni tip karakol botlarının ilk kaynağını yaptı. Dearsan Tersanesi'ndeki törende konuşan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, burada inşa edilecek yeni tip karakol botları ile RMK Tersanesince inşa edilecek Sahil Güvenlik arama kurtarma gemilerinin ilk kaynak törenlerinin gerçekleştirileceğini söyledi. Gönül, ''Bu iki proje kapsamında, ülkemizde ilk defa muharip askeri gemilerin inşasının tamamen Türk özel sektör tersaneleri tarafından projelendirme aşamasından denize indirmeye kadar ana yüklenici olarak gerçekleştirilecek olması çok önemlidir'' dedi.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında donanmanın çoğunlukla askeri yardım programları çerçevesinde teşkil edildiğini belirten Gönül, askeri tersanelerin kurulmasının ardından 1960'lı yıllarda ''Berk'' ve ''Peyk'' adlı iki refakat muhribinin milli imkanlarla inşa edildiğini anlattı. skeri gemi projelerinde çoğunlukla yabancı bir ülkeye ait geminin birebir olarak Türkiye'de inşa edildiğini kaydeden Gönül, bugünkü projeyle bir Türk tasarımı geminin inşa edileceğini anımsattı.

Yerli gemi inşasına ilişkin projelere de anlatan Gönül, ''Dearsan tarafından tamamen milli olarak tasarlanan yeni tip karakol botlarımız, yüksek güvenilirliğe ve az bakım ile idame edilebilir niteliklere sahip olacaktır. Botların komuta kontrol ve elektronik sistemleri Habersan ve Aselsan firmaları tarafından, stabilize silah sistemleri ise Aselsan tarafından tasarlanarak botlara entegre edilecektir. Proje kapsamında üretilecek botlar tekne, makine, elektrik dizaynı, imalat, inşaat ve montaj açısından Türk Loydu tarafından sertifikalandırılacaktır'' diye konuştu.

Gönül, botların başarıyla inşa edilmesinin Dearsan şirketine askeri gemi inşa sanayinde önemli bir yer kazandıracağını dile getirerek, savunma sanayinin pek çok alanından milli tasarım ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmeye başladığını anlattı.

Bakan Gönül, şunları kaydetti:
''Savunma sanayi sektörümüzün cirosu 2007 itibariyle tarihinde ilk kez 2 milyar doları aşmış, ihracatı ise 420 milyon dolar seviyelerine yükselmiştir. Bundan sadece 5 yıl önce sektörün cirosunun 800 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşmiş olduğu hatırlanırsa, gelinen aşamayı daha iyi değerlendirebiliriz. Sektör performansının en önemli göstergesi olarak kabul edilen TSK ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranı 2003'te yüzde 25 seviyelerinde iken, 2007'de yüzde 41,6 olarak gerçekleşmiştir. Ulaşılan bu seviyeyle 2011 yılı için yüzde 50 olarak tespit ettiğimiz hedefe ulaşılacağı yönündeki inancımız teyit edilmektedir.''

Askeri gemi inşası konusunda dönüm noktası
Dearsan Gemi İnşaat Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Baki Gökbayrak da özel sektör tersanelerinde inşa edilen ilk muharip geminin kaynak töreninde bulunmanın gururu içinde olduklarını dile getirerek, gemi inşa sektörünün askeri gemi inşasına ilgisinin giderek arttığını ve bugün ilk adamı atılan projeyle Türkiye'de askeri gemi inşası konusunda bir dönüm noktası yaşandığını ifade etti. Gökbayrak, firma olarak sadece TSK'ya değil, yurt dışına da ihraç edilebilecek bir ürün meydana getirdiklerini belirterek, tasarladıkları geminin dünya pazarlarında aranılan bir ürün olacağına inandıklarını söyledi.

Savunma Sanayii Müsteşarı Murat Bayar da bugün askeri gemi projelerinde yeni bir dönemin başladığını; projede 150 mühendisle, 850 nitelikli işçinin yer alacağına kaydetti.
Konuşmaların ardından, Başbakan Erdoğan kürsüye davet edildi.
Erdoğan, yeni tip karakol botunun ilk kaynağını yaptı ve ''Hayırlı olsun'' dedi.


Erdoğan'ın ardından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç da kaynak yaptılar. Törende daha sonra Baki Gökbayrak tarafından Başbakan Erdoğan'a ve törene katılanlara plaket sunuldu. Törende, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Koçman ile çok sayıda davetli yer aldı.

Kaynak : http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=684914

MKE ve Yüksel'den Mehmetçik'e yeni robot silah

30/4/2008

 

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), Yüksel Holding ile işbirliğiyle yeni bir robot silah üretti.

Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da devam eden 11. Malezya Uluslararası Savunma Sanayi Fuarında, yetkililerden aldığı bilgiye göre, bundan böyle, karakollar artık, uzaktan kumandalı, insansız makineli tüfek atış kontrol sistemi ile korunacak.

Yeni silah sistemi sayesinde, karakollarda nöbet tutan Türk askerleri, ani terörist baskınlarından zarar görmeyecek.İnsansız Makineli Tüfek Atış Kontrol Sistemi (İMTAKS), terörle mücadele faaliyetleri kapsamında, karakollarda, karargah ve kışlaların dış emniyet hattında hiç bir yabancı firmanın teknolojik bilgi transferi kullanılmadan tamamen yerli tasarlanan üretim bilgi paketine sahip, istenildiğinde araç üstü silah istasyonu olarak kullanılabilecek olan bir sistem.

YENİ ROBOT SİLAHIN TEKNİK ÖZELLİKLERİ...

İki yıllık bir Ar-Ge ürünü bir prototip olan İMTAKS, şu teknik özelliklere sahip bulunuyor:

''Birden fazla gözetleme yöntemiyle ve termal/gündüz kameralarıyla çepeçevre gözetleme yapabilme, hareketi tespit ederek insan veya hayvan olarak tanımlayan, operatöre alarm verebilme, hedef olarak tespit edilen objeyi namlularıyla takip edebilme, dizüstü bilgisayar formunda kullanıcı dostu bir atış kontrol ünitesi ile komuta edilebilme, birlik deposunda bulunan 7,62 milimetre (mm) çapında herhangi marka bir adet makineli tüfek ile bir adet piyade tüfeğini aynı görevde kullanabilme imkanı, tercihen iki kilometre mesafeden görüntü ve komut verilerini karşılıklı olarak radyo frekansı (RF) ile taşıyabilme kapasitesi, araç veya platform üstü uygulamalara açık olma, bakımı ve onarımının kolay olması ve arıza durumunda görevi aksatmayan modüleriteye sahip bir robotik bir nöbetçiye sahip olan bir silah platformu.''

Karakollarda nöbet tutan mehmetçiklerin terörist baskınlarda her zaman ilk atışa hedef olduğu göz önünde bulundurulduğunda, mümkün olan en az sayıda dış nöbetçi ile birliğin emniyetini almanın, İMTAKS'ın sağlayacağı en önemli kazanç olarak gösteriliyor.

-İNSAN KOMUTUYLA DA HAREKET EDİYOR-

İnsan gözüyle hiçbir zaman algılanamayacak ortamlarda hareket tespit eden ve alarm veren, hiç yorulmadan aynı hassasiyetle gözetleme yapan, tanımlanmış kişi sesleriyle verilen komutları uygulayan, birlik/karakol komutanına veya nöbetçi subaya tüm çevre bilgilerini anında aktarabilen ve müdahale etme imkanı sağlayan İMTAKS'ın, modüler yapısı nedeniyle herhangi bir arıza durumunda ana bilgisayar ünitesi ve atış kontrol ünitesi gibi ana unsurları dahi birkaç dakika içinde değiştirilerek nöbete devam edebilme özelliği bulunuyor.

Kablolu komuta edilebileceği gibi, RF vasıtasıyla kablosuz olarak da karşılıklı görüntü/komut verileri taşıyabilen sistem, herhangi bir askeri araçtan da şarj edilebilen güç ünitesini yanında taşıyabilme özelliğinden dolayı arazide, üs bölgesi emniyetinde, pusu atma faaliyetlerinde de kullanılabilme, tek başına kalabilme yeteneği alt yapısına sahip bir silah olarak gösteriliyor.

-YÜKSEL HOLDİNG SAVUNMA SANAYİNDE İDDİALI-

AA muhabirinin, yeni silah sistemi konusundaki sorularını yanıtlayan, Yüksel Holding Savunma Grubu Başkanı Hayri Esen, Savunma Sanayi Müsteşarlığının kurulması ile kazanılan ivmenin de etkisiyle harp silah, araç ve gereçlerinin tedarikinde 1990 yılından itibaren önce ortak üretim, sonra tasarım yetenekleri kazanmaya başlayan savunma sanayi sektörüne yeni bir soluk olarak giren Yüksel Holding'in, bünyesinde oluşturduğu Savunma Sanayi Grubu ile özellikle üniversitelerin, Teknokent firmalarının ve küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ) ulaşmış olduğu potansiyel kapasitenin kullanımına da yeni bir boyut getirmenin mutluluğunu yaşadığını kaydetti.

Yüksek Holding, Savunma Grubu Başkanı Esen, Yüksel Holding'in artık Türk savunma sanayinde de etkin bir şekilde rol alacağını vurguladı.

Türkiye'nin ulusal bağımsızlığında, özgün savunma sanayi ürünlerinin üretilmesinin önemine dikkat çeken Esen, Yüksel Holding'in, şu ana kadar sadece kendi kaynaklarını kullanarak sürdüğü Ar-Ge faaliyetlerinin sonucunda ortaya çıkan İMTAKS'dan başka, üretim bilgi paketi üretmek üzere başka ürünler için de çalışmalar başlatmış durumda olduğunu ifade etti.

Hayri Esen, Türk savunma sanayinin, gelmiş olduğu seviye itibarıyla, özellikle yurt dışından gittikçe artan sayıda sipariş almaya başladığı göz önüne alındığında, büyük yerli firmaların üniversite-küçük ve orta ölçekli firmalar ile teknokent firmaları ile işbirliği yaparak çıtayı daha da yukarılara çıkarması, yakın bir gelecekte Türkiye'nin, dünya savunma sektöründe yenilikçi, üreten ve ürettikçe güçlenen bir ülke olması anlamına geleceğine de sözlerine ekledi.

 

Kaynak : http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=680403

ASELSAN'dan ABD'ye telsiz

16/1/2008

ASELSAN, ABD'den 3.8 milyon dolarlık telsiz siparişi aldı. Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret AŞ. tarafından İMKB'ye gönderilen açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nde çeşitli devlet kurumlarının telsiz ihtiyacını karşılamaya yönelik, 5 bin 300 adet APCO-25 Sayısal Araç Telsizi tedarikini içeren, 3.8 milyon dolar tutarında sipariş alındığı ve teslimatın, 2008 yılı içerisinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü bildirildi. Açıklamada, sözkonusu sipariş kapsamında üretilip, teslim edilecek olan cihazların ABD tarafından telsiz sistemleri için belirlenen APCO-25 standartlarına uyumlu olarak Aselsan tarafından tasarlandığı ve ABD'de 11 Eylül 2001 tarihinden sonra alınan karar gereği, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren hükümet birimlerince alınacak tüm telsizlerin, APCO-25 standardında ya da bu standarda yükseltilebilir özellikte olması şartı getirildiği hatırlatıldı. Sözkonusu siparişin, ileride Aselsan'ın benzer ürünlere ihtiyacı olan diğer ABD kamu kurum/kuruluşlarına ihracatına da referans sağlayacak olması itibariyle önem arz ettiğinin de altı çizildi.

 

Kaynak : http://www.haberler.com/haberf.asp?haber=1177739

İşte Mehmetçiğin yeni silahları

5/1/2008

İşte Mehmetçiğin yeni silahları Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından geliştirilen piyade tüfeği Mehmetçik-1, makineli tüfek ve keskin nişancı tüfeği tanıtıldı. 3 kilo 600 gram ağırlığındaki Mehmetçik-1'in menzili 500 metre...

http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=8808&rid=2

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kırıkkale'deki MKE fabrikalarında  incelemelerde bulunarak, burada üretilen piyade tüfeği Mehmetçik-1, makineli tüfek ve keskin nişancı tüfeği tanıtımına katıldı. Gönül, burada yaptığı konuşmada, MKE'nin son senelerde büyük gelişme  gösterdiğini belirterek, en son Savunma Sanayi İcra Komitesinde MKE'ye,  Türkiye tarihinde ilk defa özgün bir piyade tüfeği, makineli tüfek ve  keskin nişancı tüfeği yapma görevi verildiğini söyledi.

MEHMETÇİK-1 PİYADE TÜFEĞİ
Gönül'ün, incelemeleri esnasında “Mehmetçik-1” piyade tüfeği ve Türk  askerinin kullanımı için MKE tarafından üretilen çeşitli tüfeklerin  tanıtımı yapıldı.
3 kilo 600 gram ağırlığında ve 500 metre menzile sahip Mehmetçik-1'in dürbün ve  kullanıcıya göre 5 kat büyütmeli dipçik, sessiz kurma sistemi,  kilitlemeli mekanizmaya sahip piyade tüfeği olarak protatifi yapıldı. Mehmetçik-1'in yakın muharebe ve hücre baskınlarında kullanılmak üzere  lazer takılabilen 3 kilogram ağırlığındaki kısa versiyonu da tanıtıldı.Mehmetçik-1 ile birlikte ağırlığı 6 kilogram olan ve etkin menzili 1.1  kilometre olan JNF-90 ile menzili 900 metre olan ve daha çok hareketli  hedefler için tasarlanan T-12 keskin nişancı tüfeklerinin ve MKE  tarafından üretilen bazı tüfeklerin tanıtımı yapıldı.Gönül, ayrıca Kırıkkale'deki tesislerde obüs ve tank namlusu yapımını  yerinde izledi ve küresel barut imalathanesinde incelemelerde bulundu. Gönül için izole bir tesiste barut test atışı yapıldı.

 

Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7971876.asp?gid=180&sz=60864

Sanayinin 1 numarası Makine Kimya oluyor

27/12/2007

Savunma sanayindeki atılım MKE’ye çağ atlatıyor. Yeni düzenlemeyle şirketin sermayesi 1 milyar YTL’ye çıkartılıyor. Böylece en güçlü sanayi şirketi doğacak



YILLARDIR Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mühimmat ihtiyacını karşılayan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), 2002’de büyük borç sıkıntısı içerisindeki görüntüsünden bugün Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu özelliğini kazanması için düğmeye basıldı. MKE’ye çağ atlatacak yasal düzenleme sonuçlandığında MKE 1 milyar YTL’lik ödenmiş sermaye ile Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olacak. Savunma Müsteşarlığı’na bağlanarak yapılandırılması planlanan MKE, faaliyetlerinde kamu sınırlamalarından kurtularak esnek bir yapıya kavuşturuluyor. MKE’nin 2002 yılına kadar borçları 180.9 milyon YTL’ye ulaşmıştı ve yürüttüğü 5 proje için 40.8 milyon dolarlık özkaynağı yaratamaz durumdaydı.

TOPLAM 10 FABRİKASI BULUNUYOR

ANKARA
, Kırıkkale ve Çankırı’da toplam 10 fabrikası bulunan ve ağırlıklı olarak üretimi TSK için barut, silah, kapsül, bomba ve roket gibi mühimmatlar üretmek olan MKE, ihracatını bu yıl 50 milyon dolara çıkardı. MKEK tüm silah ve mühimmat malzemelerini ihrac ediyor. MKEK’nın ihracat bağlantısı yaptığı ülkeler arasında Ortadoğu, Uzakdoğu, Avrupa ile Kuzey Afrika ülkeleri bulunuyor. TSK’nın ihtiyacını yerli sanayiden karşılama politikası çerçevesinde MKE, Çek lisansıyla 5 kilogram olan G3’ün yerine HK-33 piyade tüfeği üretimine de geçen yıl başladı. Ancak MKE’nin daha modern, hafif ve kullanışlı piyade tüfeği üzerinde çalışıyor.

Bayraktar, Mehmetçiğin ‘havadaki gözü’ olacak

27/12/2007

ANKARA- PKK terör örgütüne ait karargâh, eğitim, lojistik ve iletişim merkezlerini yok eden Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), terör örgütü ile mücadele ve sınır güvenliğini sağlamada etkin olarak kullanacağı ileri teknoloji ürünü, millî tasarım ve üretim “Bayraktar” adı verilen mini ‘İnsansız Hava Aracı’ (İHA) sistemini kullanmaya başladı. Kurban Bayramı öncesinde 8 uçaktan oluşan iki sistem mini İHA, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. Millî üretim İHA’ların terörle mücadele ve sınır güvenliği için kullanılması ile yeni bir dönem başlamış oldu.

Keşif yapacak
İki Türk firması Baykar Makina ve Kalekalıp tarafından %100 millî olarak tasarlanıp, geliştirilip üretilen İHA Bayraktar, terör örgütüne yönelik operasyona çıkan birliklerin “keşif, gözlem ve terörist hedeflere yönelik istihbarat ihtiyacını” karşılayacak. Mini İHA’lar, manga veya tim seviyesinde göreve çıkan askerler tarafından tüfek gibi yanlarında taşınacak. Omuzdan bir lançer ile fırlatılacak mini İHA’lar ile örneğin göreve çıkan bir birlik önündeki tepenin zirvesini, arkasını veya derin bir vadi yatağını 500 metre civarındaki bir yükseklikten kontrol edebilecek. 19 sistem ile 76 uçaktan oluşan Mini İHA’ların aralıkta başlayan teslimi 2008 yılı sonunda tamamlanacak.

Gece de görevde
Mini İHA’ların tamamen millî olarak tasarlanıp üretilmesi büyük önem taşıyor. Çünkü İHA sistemlerinde kullanılan “otopilot sistemi”, akıllı silah olarak kabul edildiği ve füze rejimi kurallarına tabi olduğu için temin etmekte büyük engeller yaşanıyor. Mini İHA’lar benzinli ve akülü olarak iki tür üretildi. Yaklaşık 1 saat havada kabilen araçların menzili ise 15 km. Bayraktar, üzerine takılı iki kamera ile hizmet verecek. Kameralardan biri fotoğraf aktarırken diğeri ile canlı görüntü temin edilecek. Bayraktar, sahip olduğu gece görüş yeteneği ile geceleri de kullanılabilecek. Mini İHA, görevini tamamladıktan sonra paraşütle inecek. > Mahmut Bulut

Sırada 3 proje daha var

TSK’nın Bayraktar ile başlayan İnsansız Hava Aracı edinme süreci birbirini tamamlayan üç ayrı proje ile devam ediyor. Savunma Sanayi Müsteşarı (SSM) Murad Bayar’ın verdiği bilgiye göre bu projeler şunlar:
* Vestel ve Kalekalıp tarafından ayrı ayrı yürütülen 6 saat havada kalacak taktik İHA üretimi. Söz konusu iki firma 2008 yılı sonbahar aylarında SSM ve TSK yetkililerine ilk gösterimlerini yapacaklar. SSM bu gösterinin ardından iki sistemden birini tercih etmek üzere mali tekliflerinin isteyerek ihale sürecini başlatacak.
*İsrail’in IAI-ELBIT ortaklığınca üretilen ve 19 Nisan 2005’te hazır satın alınan 10 uçaklık 3 sistem 24 saat görev yapacak Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı İHA’lar 2008 Nisan’da teslim edilecek.
*TAI/TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayi tarafından yürütülen ve İsrail’den satın alınan 24 saat görev yapacak Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı sisteminin benzerinin Türk Özgün İnsansız Hava Aracı (TİHA) olarak üretilmesi için 24 Aralık 2004’te proje imzalandı. TAI/TUSAŞ’ın üreteceği ilk uçak 2009 yılında gösterim yapacak. TSK’ya ilk teslimat ise 2010’gerçekleşecek. TAI’ye TİHA’nın geliştirme ve üretme çabalarına, Türkiye’nin diğer gözde kuruluşları, “ASELSAN, Global Teknik, SDT Vestel, Savronik, AYESAŞ ve MilSOFT” destek veriyor.

« Önceki ::

Blogcu ile yapıldı

"http://www.youtube.com/v/a5zst4FAMTs&rel=1">